20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sy Yeni Çek Kanunu ile; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ile 4814 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılarak çeklerle ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır.Yapılan düzenlemelerden en önemlisi, Geçici 2.Madde ile getirilen Kısmi Af niteliğindeki düzenlemedir. Düzenleme ile; 01.11.2009 tarihine kadar Karşılıksız Çek Keşide Etme suçunu işleyenlerin, alacaklı ile anlaşmaları veya Çek bedelinin karşılıksız kalan kısmını ödeme yapmayı taahhüt etmeleri halinde, cezalarının taahhüt süresince askıya alınması ve sonrasında cezalarının kaldırılması düzenlenmiştir.
Kişilerin bu af düzenlemesinden yararlanabilmesi için 01.04.2010 tarihine kadar Cumhuriyet Savcılığı’na veya Mahkemeye başvurarak çek bedelini iki yıl içinde ödemeyi taahhüt ederek birinci yılda borcun en az 1/3’ünü kapatmaları gerekmektedir. Getirilen bu düzenleme ile; 01.11.2009 tarihi itibari ile haklarında soruşturma başlatılan veya yargılaması süren veya mahkum olmuş borçlular taahhüt vermek sureti ile haklarında devam eden süreci uzatma şansına sahip olacaklardır. Sanığın verdiği taahhüdü ihlal etmesi halinde ise, işlemler kaldığı yerden devam edecektir.
Durumu bir örnekle anlatmak gerekirse, 18.ooo TL’lik Karşılıksız Çek Keşide eden bir borçlu hakkında soruşturma veya kovuşturma devam ederken, borçlunun bir yıl sonra 6.000 TL’sını ikinci yılın sonunda da kalan 12.000 TL’sını ödemeyi taahhüt etmesi halinde hakkında devam eden prosedür, ilk bir yıl hiçbir şey ödememesine rağmen iki yıl süre ile ertelenecektir. Hatta bu borçlunun daha önceden mahkum edildiği para cezasını ödememesi sebebi ile hapis cezasına çevrilen cezasını çekmekte iken bu yola başvurarak hapis cezasını iki yıl süre ile erteletmesi dahi mümkün olacaktır.
Yasama organının küresel ekonomik krizin mağdurlarını rahatlatmak amacı ile getirmiş olduğu af niteliğindeki bu düzenleme ile hukuk güvenliği ve dolayısı ile hukuk devleti ilkesi tamamı ile ihlal edilmiştir. Bir taraftan çek borçluları için fiilen koşulsuz bir erteleme hakkı tanınmış iken, diğer taraftan yasaların ceza mevzuatı ile koruduğu çeke güvenerek mal verip parasını alamayan kişiler ölçüsüz bir şekilde mağdur edilerek krizin bu konudaki mağdurları göz ardı edilmiştir. Ayrıca son dönemde getirilen değişiklikler ile alacaklıların elinden tahsil için kullanabilecekleri tüm zorlayıcı tedbirler neredeyse alınmış olup, bu durum tahsilat için hukuk dışı yollara başvurma sayısında önemli ölçüde bir artışa yol açacaktır.
Kanaatimce yasa koyucu tarafından krizin tüm yurda olan etkileri göz önüne alınarak en azından borcun yarısının peşin olarak ödenmesi şartı getirilmeli ve borcun en fazla bir yıl içinde kapatılması gerektiği düzenlenmeli idi. Böylece krizin etkileri karşılıklı olarak yüklenmiş olunabilirdi.
Bununla birlikte yeni yasa ile karşılıksız çekler için cezanın kaldırıldığı düşünülmemelidir. 01.11.2009 tarihinden sonra bu suçu işleyenler veya haklarında soruşturma başlatılanlar 1500 güne kadar adli para cezasına çarptırılacaklardır. Ancak verilecek ceza çek bedelinden daha düşük olmayacaktır.
Türk Ceza Kanununa göre; bir günlük adli para cezasının karşılığı 20 TL ile 100 TL arasında hakim tarafından tayin edilmektedir. Fakat mahkemeler tarafından büyük bir ihtimalle yine Çek Bedeli kadar ceza verilmeye devam edilecektir. Ancak önceden 80.000 TL olan üst sınır bu düzenleme ile hakim tarafından 150.000 TL’sına kadar arttırılabilinecektir (Tabi 01.11.2009 ile 20.12.2009 tarihleri arasında üst sınır yine 80.000 TL olarak uygulanmaya devam edecektir)
Yine yeni düzenlemeler ile;
- Yeni Kanunun 3.maddesinin son fıkrası ile Çekin ödeme vasıtası olan niteliği değiştirilerek bir kredi aracı haline getirilmesi sağlanmıştır. Türk Ticaret Kanununa göre geçerli olan “Çekte Vade Olmaz, Çek Görüldüğünde Ödenir” prensibi terk edilmiştir. İleri tarihli çeklerin düzenlenmesi yasal kılınarak, üzerindeki düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde, bu çeklerle ilgili olarak hukuki takibe girişilemeyeceği ancak düzenleme tarihinden sonra çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız bırakılma işleminin gerçekleştirilmesi ile hukuki takibe başlanacağı düzenlenmiştir
- Yine aynı şekilde Karşılıksız Çek Suçunun oluşabilmesi için de çekin üzerindeki keşide tarihi(uygulamada Vade Tarihi) göz önüne alınarak hesap edilecek ibraz süresi içerisinde bankaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Yani, çek görüldüğünde ödenir kuralı gereği üzerinde yazan tarihten önce bankaya ibraz edilen çek sebebi ile Karşılıksız Çek Keşide etme suçu oluşmayacaktır.
- Bankalara çek hesabı açarken en yüksek özen derecesinde araştırma yükümlülüğü getirilmiş ve tacir olmayan bir kimseye ticari çek hesabı açan veya çek yasaklısına çek veren banka görevlileri hakkında hapis cezası verilmesi düzenlenmiştir. Ayrıca; Karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için bankanın sorumlu olduğu miktar 600 TL’sına çıkartılmıştır. Bu düzenleme ile karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için bankadan 600 TL’sını tahsil etmek mümkün olacaktır.
- Karşılıksız kalan çek bedelini, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte tamamen ödeyen kişi hakkında; yapılan işlemler düşürülecektir





