22 Temmuz 2011 Cuma

Birden Fazla Özel Sağlık Kuruluşunda Kadro Dışı Çalışmak Mümkün Hale Geldi.



Bilindiği üzere,  06.01.2011 tarih ve 27807 sy Resmi Gazetede Yayımlanan Ayakta Teşhis Ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile mevzuatımıza başta geçici kadro dışı çalışma olmak üzere bir takım değişiklikler getirilmiştir. Bu yönetmeliğin bir çok maddesine karşı hem Türk Tabipleri Birliği hem de Ege Sağlık Kuruluşları Derneği tarafından iptal davası açıldı. 

Danıştay 10.Dairesi’nin Türk Tabipleri Birliği’nin açmış olduğu 2011/1481 E sy davada Yönetmeliğin bazı maddelerinin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi. 

Yürürlüğü durdurulan maddelerden biri de, Ek Madde 1’in iki numaralı fıkrası. Bu maddeye göre; Tabip, diş tabibi ve uzmanlar, kadrolu olarak çalıştıkları tıp merkezi veya özel hastane dışında en fazla iki özel sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabilirler. 

Maddenin yürütmesinin durdurulması ile, hekimlerin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışabilmeleri için bir yerde tam zamanlı çalışma şartı iptal edilmiştir. Yani hekimler bundan sonra birden fazla özel sağlık kuruluşunda kadro dışı geçici çalışabileceklerdir. 

Ancak; Ege Sağlık Kuruluşları Derneği üyelerinden bize gelen bilgilere göre, Sağlık Müdürlüğü tarafından söz konusu maddenin yürütmesinin durdurulması sebebi ile “kadro dışı geçici çalışma” işlemlerinin yapılamayacağı ve konu Bakanlık tarafından yeniden düzenleninceye kadar kadro dışı geçici çalışma izni verilmeyeceği yönünde uygulama yapılacağı öğrenilmiştir. 

Yani Danıştay’ın hekimler ve Sağlık Kuruluşları lehine verdiği iptal kararının aleyhe olarak uygulanarak Kadro Dışı Geçici çalışma tümden kaldırılmış. 

Oysa ki; Danıştay’ın Yürütmeyi durdurma kararına baktığımızda; 1219 sayılı yasanın 12.maddesi uyarınca tabip, diş tabibi, ve uzman olanlar, anılan maddenin ikinci fıkrasının her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla ve başka bir sınırlandırmaya tabi olmadan birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilme hakkına sahipken dava konusu Yönetmelik ile yasada yer almayan bir sınırlamanın getirildiği tespit edilmiş ve tabiplik statüsünün verdiği çalışma hakkının 1219 sayılı yasadaki sınırlamaların ötesinde engellenmesi nedeniyle Danıştay Ek 1.maddenin iki numaralı fıkrasını hukuka aykırı bulmuştur. 

Özetle Danıştay, 1219 sayılı yasada hekimlerin birden fazla yerde çalışabilmelerinin sınırlarının belirlendiğini, bu sınırlar içerisinde kadro dışı geçici çalışmak için bir başka yerde kadrolu çalışmanın gerekli olmadığını belirterek maddenin Yürütmesini Durdurmuştur. 

Bu karar üzerine Sağlık Bakanlığı’nın yeni bir düzenleme yaparak Kadro Dışı geçici çalışmayı, Mahkeme kararına uygun bir şekilde yeniden düzenlemesi gerekli. Sağlık Müdürlüklerinin de kendilerine yapılan başvuruları, sürüncemede bırakmak yerine kararın ruhuna bir şekilde uygulamaları ve Sağlık Kuruluşlarının mağduriyetlerinin önüne geçmeleri gerekmektedir. 

Her ne kadar Yönetmelik hükmü artık yoksa da, 1219 sayılı yasanın 12.maddesi yerinde duruyor. Tüm kamu çalışanlarının da yasalara uygun hareket etme mecburiyeti var. Bu hususu gözden kaçırmayalım.

Av. Eren Evren
Ege Sağlık Kuruluşları Derneği
Hukuk Danışmanı

18 Temmuz 2010 Pazar

Sağlık Bakanı Haklı mı Yoksa ?

Tam Gün yasasını görüşen Anayasa Mahkemesi bir karara vardı ve yasanın can damarı denilebilecek bazı maddelerinin iptaline karar verdi.

Ancak bu iptal sonrasında doktorlar “tam gün çalışma mecburiyetinden kurtulduk” diye sevinirken Sağlık Bakanının yaptığı açıklama sonrasında sevinçler kursakta kaldı. Sağlık Bakanına göre; Devlet Hastanelerinde çalışan hekimlerin 31 Temmuz Sonrasında muayenehanelerini kapatmaları veya özel sağlık kuruluşlarındaki görevlerinden istifa etmeleri gerekecek.

Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararı sonucunda 1219 sayılı 7.maddenin son hali aşağıdaki şekilde olmuştur.

Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, aşağıdaki sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilir:

a) Kamu kurum ve kuruluşları.
b) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmeli çalışan vakıf üniversiteleri.
c) Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan özel sağlık kurum ve kuruluşları, Sosyal Güvenlik Kurumu ve kamu kurumları ile sözleşmesi bulunmayan vakıf üniversiteleri, serbest meslek icrası.

Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. Bu maddenin uygulanması bakımından Sosyal Güvenlik Kurumunca branş bazında sözleşme yapılan özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversiteleri yalnızca sözleşme yaptıkları branşlarda (b) bendi kapsamında kabul edilir. Mesleğini serbest olarak icra edenler, hizmet bedeli hasta tarafından karşılanmak ve Sosyal Güvenlik Kurumundan talep edilmemek kaydıyla, (b) bendi kapsamında sayılan sağlık kuruluşlarında da hastalarının teşhis ve tedavisini yapabilir. Sözleşmeli statüde olanlar da dahil olmak üzere mahalli idareler ile kurum tabipliklerinde çalışan ve döner sermaye ek ödemesi almayan tabipler işyeri hekimliği yapabilir. Döner sermayeli sağlık kuruluşları ise kurumsal olarak işyeri hekimliği hizmeti verebilir. Bu maddenin uygulamasına ve işyeri hekimliğine ilişkin esaslar Sağlık Bakanlığınca belirlenir."

Maddenin yukarıda kalan son şeklinde de görülebileceği üzere; Tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar, ikinci fıkranın her bir bendi kapsamında olmak kaydıyla birden fazla sağlık kurum ve kuruluşunda çalışabilir. İfadesi kanundaki yerini hale muhafaza etmektedir. Anayasa Mahkemesince bu madde ile ilgili herhangi bir red veya iptal kararı olmadığı için maddenin iptalinin istenmediği insanın aklına geliyor.

Yani anlaşılan Sağlık Bakanı bu konuda haklı gözüküyor. Hatta daha da ilerisi Sağlık Bakanına göre üniversite hocalarının muayenehane açması mümkünken bu maddenin yürürlükte kalması sebebi ile doktor olan üniversite hocalarının muayenehane açmaları da mümkün gözükmüyor.

Anayasa Mahkemesinin gerekçeli kararı açıklanınca her şey daha açık ve net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

Av. Eren Evren
Ege Sağlık Kuruluşları Derneği Hukuk Danışmanı

27 Mayıs 2010 Perşembe

FTR Merkezleri İçin 2010 SUT'a Karşı Dava Açılmıştır.




Başlığım


sayfa içeriği



Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan 2010 yılı Sağlık Uygulama Tebliğinde, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezlerinin aleyhine olan düzenlemelere karşı Ege Sağlık Kuruluşları Derneği adına dava açılmıştır.

Açılan dava ile iptali istenen maddeler şöyledir;


1-Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.5.4.F-2-1 Maddesi;

İptali istenen madde metninin tamamı aşağıdaki yer almakta olup, iptali istenen kısımlar kırmızı renk ile işaretlenmiştir.

(1)   Bir hasta için son bir yıl içinde en fazla; aynı bölgeden bir kez, farklı vücut bölgelerinden olmak şartıyla iki kez fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerine ait bedeller faturalandırılabilir. Ancak SUT eki EK-9/B Listesinde yer alan tanılarda söz konusu kontroller yapılmayacak olup bu tanılarla yapılan işlemler kontrollerde dikkate alınmaz.

(2)   SUT eki EK-9/B Listesinde yer alan tanılar hariç olmak üzere bir bölge için en fazla 30 seans fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerine ait bedeller faturalandırılabilir. SUT eki EK-9/B Listesinde yer alan tanılarda ise 30 seans üzeri fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemlerine ait bedeller de faturalandırılabilecek olup farklı zamanlarda aynı tanı ile aynı bölgeye uygulanan tedaviler devam eden tedavi olarak değerlendirilerek ilk 30 seanstan sonra uygulanacak tedaviler için SUT’un 4.5.4.F-1(1)b bendinde belirtilen sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.
 
(3)   Fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları; sağlık raporunun düzenlenme tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tedaviye başlanmış olması kaydıyla SUT eki EK-9/A da yer alan gruplar dikkate alınmak suretiyle SUT eki EK-9 Listesinde yer alan puanlar esas alınarak faturalandırılacaktır. (SUT eki EK-10/A Listesinde E4 kodu ile yer alan hastanelerce, SUT eki EK-9 Listesinde belirtilen puana %35 ilave edilerek faturalandırılır.) Sağlık raporunun düzenlenme tarihinden itibaren 15 gün içerisinde tedaviye başlanamaması halinde hastaya yeni sağlık raporu düzenlenecektir.

(4)   Sağlık raporunda belirtilen fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasına, tedaviye başlanıldıktan sonra 5 (beş) işgününden fazla ara verilmesi halinde ara verildikten sonra uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon işlemleri Kuruma faturalandırılamaz ve uygulanan tedavi bölge ve seans kontrolünde dikkate alınır.



 II- Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.5.4.F-1/b-1 Maddesi;

İptali istenen madde metninin tamamı aşağıdaki yer almakta olup, iptali istenen kısım kırmızı renk ile işaretlenmiştir

b)   SUT eki “Bölge/Seans Kontrolüne Tabi Olmayan Tanı Listesi” nde (EK-9/B) yer alan tanılarda 30 seans sonrası devam edilecek tedaviler için;

1)      31-60 seansa kadar (60. seans dahil) olan fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları için en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin yer aldığı (sağlık hizmeti sunucusunda birden fazla fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması durumunda sağlık kurulu bu hekimler tarafından oluşturulacaktır) sağlık kurumu sağlık kurulunca (ayaktan tedavilerde resmi sağlık kurulunca),

sağlık raporu düzenlenmesi gerekmektedir


III- Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.5.4.F-2/4.maddesi;

İptali istenen madde metninin tamamı aşağıdaki yer almakta olup, iptali istenen kısım kırmızı renk ile işaretlenmiştir

(4)   SUT eki EK-9/B Listesinde “G81.0, G81.1, G81.9, G82.0, G82.1, G82.2, G82.3, G82.4, G82.5, S06.0, S06.1, S06.2, S06.3, S06.4, S06.5, S06.6, S06.7, S06.8, S06.9, S14.0, S14.1, S24.0, S24.1, S34.0, S34.1” ICD-10 kodları ile yer alan hastalıklarda, ilk tanı konulan tarihten itibaren üç yıl içerisinde uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon işlem bedelleri faturalandırılabilecektir. Bu sürelerin bitiminden sonra meydana gelen hastalığa ilişkin geç komplikasyonlarda fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamalarının faturalandırılabilmesi için,  üçüncü basamak sağlık kurumu sağlık kurullarınca en az bir fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekiminin yer aldığı (sağlık hizmeti sunucusunda birden fazla fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzman hekimi bulunması durumunda sağlık kurulu bu hekimler tarafından oluşturulacaktır) sağlık kurulu raporu düzenlenmesi ve tedavilerin üçüncü basamak sağlık kurumlarınca yapılmış olması gerekmektedir

IV- Sağlık Uygulama Tebliğinin 4.5.4.F-4./3. Maddesi

İptali istenen madde metni aşağıdadır. İptali talep edilen kısım renkli olarak gösterilmiştir.


(3)   ESWT tedavisi SUT eki EK-9 Listesinde yer alan puan esas alınarak ödenir.  Bir hasta için bir yıl içinde farklı vücut bölgelerinden olmak şartıyla iki kez, aynı bölgeden bir kez olmak üzere uygulanan ESWT işlemlerine ait bedeller Kurumca karşılanır.









  1. V- Sağlık Uygulama Tebliğinin EK-9/A Maddesinde Tespit Edilen Gruplarda Yer Alan Rahatsızlıkların Bazıları Olması Gereken Gruplarda Değildir. Yanlış Tespitlerin İptali Gerekir.